Karanlık örterken bedenleri, rimelleri akmış...
Ve gözlerinden düşürmüş geceyi.
Gökyüzü soyunup, bir yıldız almış koynuna
Baykuş dikmiş gözlerini...
Dudağında ay ışığı,
Belli ki dolunayla oynaşmış.
Arzular taciz ederken düşleri,
Sabahı karşılayan martıların çığlıkları karışmış seslere,
Ve yeni bir hayat düşmüş rahminden gökyüzünün.
Bir yıldız kaydı,
Bir utanç doğurdu gökyüzü
Hadi bir dilek tut!
Bu hayallerin kanamalı hali.
Gün soyunurken güneşe,
Çıplaklığını giyin gel
Belki o zaman severim seni...
Yıkık dökük kırıntılarısın yalancı bir kentin
Uzanırsa sana ellerim, yalana batarım..
Sokak aralarında edepsiz bir sevişmenin başrollerindeki sen,
Pezevenk duygulardan, yosma sevdalar yarat!
Sürgün hikayeler biriktiren akşamlarım var benim,
Yaslarken yüreğimi yorgun yağmurlara,
Bir ayaza asıyorum çığlıklarımı.
Şimdi git benden!
Gece dokunurken çıplak öfkelerime, sesi kırık rüzgarların koynuna gir