İslam felsefesinin en güçlü filozoflarından, meşhur Türk filozofu Farabi felsefe ve düşünce tarihinde ayrı bir yere sahiptir.
Bilim ve Ütopya Dergisi son sayısında Farabi’yi “ İlk Türk Filozofu Farabi” başlığıyla kapak konusu yaptı…
Farabi ile ilgili bir çok araştırma yazısının yer aldığı dergide benim en çok ilgimi çeken “Farabi’nin ütopyası:Erdemli şehir” başlığıyla yayınlanan Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Bayram Ali Çetinkaya’nın makalesiydi.
Makalede Farabi’nin erdemli şehre ulaşmak için önerileri yer alıyor…
Bu makaleden alıntılar yaparak, hepimizin hayali olan erdemli bir şehre doğru yolculuk yapmak istiyorum.
Siyaset ilmi, Farabi tarafından iki bölümde ele alınır:
a) Mutluluğu, hakiki mutluluk ve sahte mutluluğun ne olduğu tanımlar. Bu bölüm, şehirlerde ve milletlerde bulunan eylemlerin, davranışların,ahlakın, huyların sayımını içerir ve bunlardan erdemli olanlarını erdemsiz olanlardan ayırır.
b) Erdemli eylem ve melekelerin ve bunların şehir halkı içinde düzenlenmesini sağlayan eylemler ile onlara yerleştirilmiş şeylerin muhafazasını sağlayan eylemleri tanımlar.
***
Erdemli ve mükemmel şehir, bütün azaları canlı varlığını hayatını sürdürmek ve onu bu durumda devam ettirmek için birbiriyle düzen içinde yardımlaşan tam ve sağlıklı bir bedene benzer. Bedenin azaları arasındaki sistem, şehir için geçerlidir. Şehirde amir olan bir insan ve bu insana yakın olan başka insanlar vardır. Bu insanlardan her biri, kendileriyle amirinin amacına uygun olarak fiilde bulundukları bir kabiliyet ve melekeye sahiptirler.
***
Adalet, öncelikle şehir halkının ortak olduğu iyi şeylerin paylaştırılmasında ve bunların korunmasında gerçekleşir. Bu iyi şeyler güven, servet, şeref, rütbe, şehir halkının diğer ortak alması mümkün olan müşterekleridir. Ortak alanların dağıtılmasında eşitliği bozacak, sınıfların aşılması, adaletsizliği getirecektir. Taksim edilenler içerisinde, herkesin payının kendisi için korunması bir zorunluluktur. Bunu sağlayacak garantilerin ve kanunların olması gerekmektedir.
Adaleti engelleyenlere karşı ceza vermek, düzenin sağlanması için bir gerekliliktir. Hatta kendisine zulüm yapılan kişi bağışlasa da , suç şehir halkına karşı yapıldığı takdirde , haksızlığa uğrayanın affetmesi bir anlam ifade etmez. Çünkü suç topluma karşı işlenmiştir.
***
Yöneticilik, başka bir ifadeyle insanları idare etme sanatı, sıradan sanatlardan biri değildir. Onda yeterlilik, yetkinlik kabiliyet, maharet ve bir takım doğuştan gelen özelliklerin bulunması bir zorunluluktur. Bundan dolayı erdemli şehir, ancak sanatların sanatı ile yönetilen bir coğrafyadır.
***
Erdemli yönetim, erdemli reis/başkan ile mümkündür. Bu çerçevede erdemli yönetim , hükümdarın en yüksek erdemi ondan başkasıyla elde edemeyeceği bir tür erdeme sahip olduğu yönetimdir.Yöneticiler, onların bedenleri ve nefisleri en üstün seviyede bulunur. Bununla birlikte yaşayışları diğer insanların sahip olduğu hayat türlerinin en güzelin ve hoş olanıdır.
***
Erdemli şehrin reisi, sıradan herhangi bir insan olamaz. Zira yöneticilik için iki özellik bulunmalıdır. Bunlardan birincisi reisin, yaratılış ve tabiatı bakımından yöneticiliğe elverişli ve kabiliyeti, ikincisi ise onun yöneticilikle ilgili iradi, meleke, yetenek ve tutumları elde etmiş olması gerektiğini belirtir.
***
Erdemli şehri irade edecek kişi, şu on iki vasfı taşıyorsa, onun artık erdemli şehrin yöneticisi olmasında hiçbir engel yoktur.
Organları bakımımdan tam ve eksiksiz olmalı ve bu organların kendisine ait fiillerini gerçekleştirmeye kabiliyetli olmalıdır. Söylenilen her şeyi iyi anlama ve idrak etme yeteneğine sahip olmalıdır. İyi bir hafıza gücüne malik olmalıdır. Zeki ve akıllı olmalıdır. Maksadını ve meramını anlatacak güzel bir konuşma ve hitabet yeteneği olmalıdır. Bilgi edinmeyi ve öğrenmeyi sevmelidir. Doğruluğu ve doğru insanları sevmeli, yalandan uzak durmalıdır. İhtiraslarının ve arzularının esiri olmamalıdır. Yüksek ve yüce ruhlu olmalıdır. En değerli taşlar ve mücevherler onun yanında değersiz kalmalıdır. Haksızlık ve zulüm yapmamalı, adil olmalıdır. Azimli ve kararlı olmalı, korku ve zafiyet göstermeyerek cesur davranmalıdır.
***
Erdemli şehrin yöneticisinin nihai amacı, kendisine ve halkına gerçek mutluluğu vermektir. Onun, mutluluk bakımından şehir halkının en mükemmeli olması bir zorunluluktur. Çünkü şehir halkının mutluluğunun sebebi, erdemli reistir. Zenginlik ve zorbalıkla yönetmek, erdemli yönetimin özelliklerinden değildir.
***
Bakıyorum da Farabi’nin hayalini kurduğu erdemli şehir aslında hepimizin hayalindeki şehir. Anladığım kadarıyla hayalimizdeki şehre ulaşmak için tek sahip olmamız gereken ise erdemli yöneticiler, erdemli reisler… Sanırım şehir yöneticilerinin bol bol Farabi okumaları gerekiyor..
Alıntı :
Yerel Bir Gazetenin Felsefe Sayfasından.