Şair, eleştirmen, editör, çevirmen. 1971 Kars doğumlu. Ankara Atatürk Anadolu (1990) ve İstanbul İngilizce Öğretmenliği (2006) mezunu.
Matbu uğrakları, Dergah, Şehrengiz, Atlılar, Huruç, Kılavuz ve Fayrap. Şehrengiz (1997), Atlılar (2000-2005) ve Fayrap'ın genel yayın yönetmeni.
Neo-epik şiir görüşünü ortaya attı. Bunun verimleri olarak; Reis'in Kara Merhemi (1997, Dergah Yayınları), Şehidet'in Erken Günlerini Anarak (1998, Dergah Yay.) ve Namus ve Başka Şiirler (2001, Dergah Yay.) başlıklı üç şiir kitabıyla birlikte Dünyaya Saldıran Şair (1998, Dergah Yay.) başlıklı bir de eleştirel deneme kitabı yayımlanmıştır. İlk üç kitabından yaptığı seçmelerle yeni şiirlerini bir araya getirdiği Çok Üzgünüm adlı kitap ise "Şiirler 1995-2005" altbaşlığını taşıyor. (2007, Fayrap Kitaplığı.) Kılavuz dergisinde kültür ve düşünce yazıları çıkıyor. Ayrıca Türk Şiiri 2005, Türk Şiiri 2006 ve Türk Şiiri 2007 başlıklı üç şiir yıllığı çıkardı (2006, Büyükharf Yay.) (2007, Büyükharf Yay.) (2008, Nirengi Yayınları).
İlik
Bütün evlilikler bir gün bitecek
Size bunu bildirmeyi bir görev bilirim
Bütün kelimesine yakışmayan
Her ne anlamı varsa evliliğin
Bütün koltuk takımlarıyla beraber
Bütün ah canım nasılsınlar
Güzel kadın çirkin kadın
Hasta ve gebe
hepsi bitecek
Tüller de perdeler de
Gündüz ve gece
hepten sönecek
Belki aranızdan biri ilk sabah hiç bitmesin ister
İlk sabah hiç bitmeyecektir
Ben bunu kastetmemiştim
Ben bunu kastetmemiştim
İlk sabah hiç bitmeyecektir
Kuşların uğultulu kanat çırpışları yahut
Huysuz ilk öpüşme
İlk çocuk ve ilk günaydın
İlk soğuk algınlığı
dargınlık
tokat
Tırnakların bir ilk birlikte kesilişi
Örülüşü örülecek kadar uzun bir saçın
dalgalı
Çaydan bir yudum almak
gazeteye bakmak gözucuyla
Evliyken çıkan ilk savaşı izlemek
televizyonda
Bunlar evet bunlar
ne derecede soylu
Nasıl da isteyerek
alarak
Yaşanmış olursa olsun
Bir gün gelip bitecek
Fakat ilk sabah hiç bitmeyecektir
Bunu daha önce de söylemiştim
Pergelin Mükemmel Dönüşü
Pergel dönüyor makas açık
Bir adam şapkasını uzatıyor hah sakın almayın
Titresin dursun kurumuş katılmış elleri
Pergelin döndüğü her kavsi makas kesecek
Uzatsın tırnaklarını uzatsın boynunu
Pergelin döndüğü her kavsi makas kesecek
Bir kadın başını koyuyor yastığa dikkat
Pergelin dik ayağını burnuna koyup döndürün
Elinizden böylesi gelir muhakkak
Siz hey büyük üstadları hendesenin ve cebrin
Döndükçe pergel makasla yüzünü kesin
Kadının alnını kulaklarını çenesini saçlarını
Kırpıntıları atıp yüzü alın
Yarı çapı bir yüzün sizin en büyük bir başarınızdır
Bir çocuk ayağını alıştırıyor seksek oynayarak
Pergel geldi mi makas nerede hemen açın
Çocuğun topuğunu parmaklarını keseceksiniz
Yere artık mükemmel basacak çocuk
Pergelin döndüğü kavsi kim küçümseyebilir
Bir kız yanağını uzatıyor bir gence
Zamanı geldi artık elmacık kemikleri kesilecek
Pergeli döndürürken o üç parmağınız kat'a titremesin
Boyuna döndürün döndürdükçe makas peşinizden gelecek
Burnu gidecek kızın gamzesi kalacak sadece
İş bunda değil dönüşü pergelin mükemmel olmalı
Bir adam yürüyor başının üstünde pergelden habersiz
Dönüyor oysa pergel makas gıcırtıları arasında
Omuzları kalmıyor adamın kolları düşüyor
İki yarım adım atabiliyor baldırdan
Kesilmeden önce o upuzun bacakları
Adam tostoparlak bir kirpi gibi yerde şimdi
Yeryüzünü ayı ve denizleri
Dönüyor pergel
Pergel nasıl da dönüyor
Makas açık
Etrafa durmadan kırpıntılar saçıyor